İrademizin dışındaki güç bize zorla bir şeyler yaptırabilir mi?
Eğer bedeni, bir veya birden fazla cin tesir altına almış ve kendilerine mekân edilmişse, o bedene zorla bir şeyler yaptırabilir. Diledikleri zaman girerler ve diledikleri zaman çıkarlar. Bütün amaçları o bedeni kontrolleri altına almaktır. Bu konuda yetenekli olarak yaratılmışlardır. Bunlar suflî cinlerdir.
7/A’RAF-16: Kâle fe bimâ agveytenî le ak’udenne lehum sırâtekel mustekîm(mustekîme).
(İblis:) “Bundan sonra, beni azdırman sebebiyle, mutlaka Senin Sıratı Mustakîm’ine onlara karşı (mani olmak için) oturacağım.” dedi.
7/A’RAF-17: Summe le âtiyennehum min beyni eydîhim ve min halfihim ve an eymânihim ve an şemâilihim, ve lâ tecidu ekserehum şâkirîn(şâkirîne).
Sonra, elbette onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim ve onların çoğunu şükreden bulmayacaksın.
Eskiden bir gazetede cinlerin etkisinde yaşayan insanların hikayelerini okumuştum. Bir bayan anlatıyordu:“Benim dışımdaki bir güç, kanatıncaya kadar bana zorla yüzümü traş ettiriyordu.“ Diye. Bunu hayretle okumuştum. Haberlerde hep cinayet işleyenler için başlık okuyorum. Cinnet geçirdi diyorlar. Cinnetin arkasındaki gerçek de bir cin olayı. Hiç kimse evlâdını öldüremez. Ama başka bir iradenin etkisindeki anne ya da baba evlâtlarını acımadan öldürüyor. Açık değil mi? Akılları başlarına gelince pişmanlık duyuyorlar. Tıp ilmi bu durumları açıklayamadığı için psikolojik tedaviler uyguluyorlar.
Günümüzde intihar olayları o kadar arttı ki! İblis zayıf insanları ve zayıf bedenleri hedef olarak kullanıyor. Allah’a yönelerek, Allah’a ulaÅŸmayı dileyerek ve Allah’a sorarak mürÅŸidini bulan kiÅŸilere ise zarar veremiyorlar. Çünkü onların baÅŸlarının üzerindeki ruh kalkan vazifesi görüyor. Åžeytanın negatif tesirini geri gönderiyor. Büyü onlara tesir edemiyor. Cinler o vücuda giremiyor. IÅžTE SEVGİLİ ZİYARETÇİLER, KURTULUÅž BURADA!.
2/BAKARA-102: Vettebeû mâ tetluÅŸ ÅŸeyâtînu alâ mulki suleymân(suleymâne), ve mâ kefere suleymânu ve lâkinneÅŸ ÅŸeyâtîne keferû yuallimûnen nâses sihrâ, ve mâ unzile alel melekeyni bi bâbile hârûte ve mârût(mârute), ve mâ yuallimâni min ehadin hattâ yekûlâ innemâ nahnu fitnetun fe lâ tekfur, fe yeteallemûne minhumâ mâ yuferrikûne bihî beynel mer’i ve zevcih(zevcihî), ve mâ hum bi dârrîne bihî min ehadin illâ bi iznillâh(iznillâhi), ve yeteallemûne mâ yedurruhum ve lâ yenfeuhum, ve le kad alîmû lemeniÅŸ terâhu mâ lehu fil âhireti min halâ(halâkın), ve le bi’se mâ ÅŸerav bihî enfusehum, lev kânû ya’lemûn(ya’lemûne).
Süleyman’ın mülkü üzerine onlar, ÅŸeytanların okuduÄŸu (anlattığı, tilâvet ettiÄŸi) ÅŸeylere uydular (tâbî oldular). Oysa Süleyman, (sihir yapmadı ve) kâfir olmadı. Fakat ÅŸeytanlar, insanlara sihri öğretmekle kâfir oldular. Babil (ÅŸehrin)deki iki melek (olan) Harut ve Marut’a indirilen ÅŸeyleri (öğretiyorlardı). Oysa onlar: “Biz (im bilgimiz, sizin için) sadece bir fitne, bir imtihandır. Sakın (sihir ilmini öğrenerek) kâfir olmayın.” demedikçe hiç kimseye bunu öğretmezlerdi. O zamanlar (sihir meraklıları ve onu geçim vasıtası yapanlar) o ikisinden erkek (koca) ile karısının arasını açacak ÅŸeyler öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah’ın izni olmadan onunla (sihirle) hiç kimseye zarar veremezlerdi. Zaten onlar kendilerine fayda verecek ÅŸeyleri deÄŸil, zarar verecek ÅŸeyleri öğreniyorlardı. Andolsun ki; onlar onu (sihri ve ona ait bilgileri) satın alan (ve onunla çıkar saÄŸlayan) kimse için ahirette bir nasip olmadığını bilirlerdi. Kendi nefslerini, onunla ne kötü bir ÅŸeye sattıklarını onlar keÅŸke biliyor olsalardı.
Rabbimiz bizim irademize karışmıyor. Serbest bırakmış. Ama bizler başkalarının iradelerine karışarak hep kaybediyoruz. Hele büyü yaparak, başkasının iradesini, bir cinin eline bırakmak; Allah katında en büyük suç. Onun için büyü ile uğraşanlar cehennemin en alt katına, yani 7. kata gireceklerdir.
Posted on Mart 11th, 2007 tarafından cerencal
Filed under: Çözümler

Leave a Reply