Cinler insanlarla cinsel temas kurabilirler mi?
İnsan ruh, nefs ve fizik vücuttan yaratılmıştır. İnsan nefsleri ile cinlerin fizik vücutları birbirine çok yakın yaratılmışlardır. Bu nedenle cinler sahip oldukları kişinin vücuduyla cinsel ilişkiye girerler. O kişi böyle bir alışkanlıktan sonra bundan kolay kolay vazgeçemez. Devamlı huzursuzluk içinde olur. Hatta çocuklarının olduklarını iddia edenler bile vardır.
Sevgili ziyaretçiler! Bilinmelidir ki; Allah’ın müsaadesi olmadan ÅŸeytan kimseye bir zarar veremez. Allahû Tealâ buna ne zaman müsaade etmez? Akîl-baliÄŸ olan kiÅŸi hacet namazı kılarak, Allah’ın tayin ettiÄŸi mürÅŸidini Allah’tan sorup da mürÅŸide tâbî olursa, o kiÅŸi muhafaza altına alınır ve kurtulur. KiÅŸi şüpheye düşmedikçe durumunu muhafaza eder. Cenneti de hak eder
2/BAKARA-102: Vettebeû mâ tetluÅŸ ÅŸeyâtînu alâ mulki suleymân(suleymâne), ve mâ kefere suleymânu ve lâkinneÅŸ ÅŸeyâtîne keferû yuallimûnen nâses sihrâ, ve mâ unzile alel melekeyni bi bâbile hârûte ve mârût(mârute), ve mâ yuallimâni min ehadin hattâ yekûlâ innemâ nahnu fitnetun fe lâ tekfur, fe yeteallemûne minhumâ mâ yuferrikûne bihî beynel mer’i ve zevcih(zevcihî), ve mâ hum bi dârrîne bihî min ehadin illâ bi iznillâh(iznillâhi), ve yeteallemûne mâ yedurruhum ve lâ yenfeuhum, ve le kad alîmû lemeniÅŸ terâhu mâ lehu fil âhireti min halâ(halâkın), ve le bi’se mâ ÅŸerav bihî enfusehum, lev kânû ya’lemûn(ya’lemûne).
Süleyman’ın mülkü üzerine onlar, ÅŸeytanların okuduÄŸu (anlattığı, tilâvet ettiÄŸi) ÅŸeylere uydular (tâbî oldular). Oysa Süleyman, (sihir yapmadı ve) kâfir olmadı. Fakat ÅŸeytanlar, insanlara sihri öğretmekle kâfir oldular. Babil (ÅŸehrin)deki iki melek (olan) Harut ve Marut’a indirilen ÅŸeyleri (öğretiyorlardı). Oysa onlar: “Biz (im bilgimiz, sizin için) sadece bir fitne, bir imtihandır. Sakın (sihir ilmini öğrenerek) kâfir olmayın.” demedikçe hiç kimseye bunu öğretmezlerdi. O zamanlar (sihir meraklıları ve onu geçim vasıtası yapanlar) o ikisinden erkek (koca) ile karısının arasını açacak ÅŸeyler öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah’ın izni olmadan onunla (sihirle) hiç kimseye zarar veremezlerdi. Zaten onlar kendilerine fayda verecek ÅŸeyleri deÄŸil, zarar verecek ÅŸeyleri öğreniyorlardı. Andolsun ki; onlar onu (sihri ve ona ait bilgileri) satın alan (ve onunla çıkar saÄŸlayan) kimse için ahirette bir nasip olmadığını bilirlerdi. Kendi nefslerini, onunla ne kötü bir ÅŸeye sattıklarını onlar keÅŸke biliyor olsalardı.
Posted on Mart 10th, 2007 tarafından cerencal
Filed under: Çözümler

Leave a Reply